Avukatlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Avukatlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Nisan 2014 Cumartesi

AVUKATLIK KANUNU TASLAĞI




Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu taslağıyla ilgili duyuru yayınlandı. İlgili taslağı okumak isteyenler aşağıdaki linki tıklayıp okuyabilirler. 

http://www.kgm.adalet.gov.tr/DUYURULAR/AVUKATLIK%20KANUNU%20TASLA%C4%9EI.pdf

26 Eylül 2012 Çarşamba

Türkiye'de Avukatlık Mesleğini İcra Etmenin Getirileri...

Balıkesir'in Burhaniye ilçesinde, bir kişinin, hakkında başlatılan icranın takibini yapan avukatı bürosunda dövdüğü iddia edildi. 
Bir yazlık sitenin avukatlığını yapan Kerem Şengider, site yönetiminin isteği doğrultusunda aidatları ödemediği gerekçesiyle bazı kişiler hakkında icra takibi başlattı. Hakkında icra takibi başlatılan M.Y. ve beraberindeki 5 kişi, ofisine gittikleri avukat Şengider ve sekreteri Firuze Huylu'yu darbetti. Genç avukat, 3 gün iş göremez raporu aldı, saldırıda bulunan kişilerden şikayetçi oldu. Şengider, emniyette, üç hafta önce tehdit telefonları ve mesajları aldığını, bu konuyla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu ifade etti. Yapılan saldırının duyulmasının ardından Burhaniye'ye gelen Balıkesir Barosu Başkanı Yaşar Meyvacı ve yönetim kurulu üyesi avukatlar, meslektaşına, "Geçmiş olsun" dileğinde bulunup,, saldırıyı kınadı.

Avukatların bu tür olaylarda sık sık saldırıya uğradığını ifade eden Meyvacı, adaletin gereken cezayı vereceğine inandıklarını söyledi. Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor. - BALIKESİR



İHA

12 Eylül 2012 Çarşamba

TÜRKİYE'DE AVUKAT OLABİLMEK!

Bursa'daki evinin elektrik borcunu ödemeyince hakkında icra işlemi başlatılan 52 yaşındaki Dursun Taşer, olayı yakınlarını ziyaret için gittiği Erzurum'da öğrenince öfkelendi. Taşer, icra işlemi başlatan 41 yaşındaki avukat Gülsevim Baysal ile telefonda tartıştı, daha sonra 1235 kilometre yol kat edip bürosunda tabancayla bacağından vurup yaraladı. Polise teslim olan Taşer gözaltına alınırken Baysal hastaneye kaldırıldı. 


8 Eylül 2012 Cumartesi

İŞTE BU BİZİM AVUKATLIK...

Televizyon dizileri ve filmlerdeki avukat tiplemeleri, roller ya da sahneler farklı olsa da, çoğu kez aynı görüntüyü verir: Zengin, egemen, çıkarcı ya da patron, başına ne gelirse gelsin “biri”ni çağırır, sertçe emirler verir. Olayların akışına göre de o “biri”ne sert tepkiler gösterir, bazen bağırır, “ben sana boşuna mı para veriyorum” diye çıkışır, hatta kovar. O sahnelerde, o rollerin sahipleri olan “biri”leri, “emir kulu” rolü oynar. Patronun haklarını hukuk kuralları içinde korumak yerine, hukuk dışı işlerini temizlemekle görevlidir. Onlar, avukattır.


Oysa avukat, bağımsız savunmayı serbestçe temsil eden kişidir ve “bağımsız savunma”, “iddia” ve “karar” ile birlikte, yargının kurucu unsurlarındandır. Hukuksal ilişkilerin, her türlü hukuksal sorun ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesi, avukatlığın temel amacıdır. Kamu hizmeti yapan avukat, yargılama süreci içinde adaletin bulunup ortaya çıkarılmasında görev alır ve kamu yararını korur. Bilgi ve deneyimlerini öncelikle adalet hizmetine vererek, adalete ve hakkaniyete uygun çözümler için hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasında yargı organlarıyla yetkili kurul ve kurumlara yardımı görev bilen avukatın, hukuk devletinin yargı düzeni içindeki yeri özellik taşır. Avukatın seçkinliği ve üstün nitelikler taşıması, hem toplumun hem de yargının beklediği bir husustur. 

Anayasa Mahkemesinin de belirttiği gibi; “Yargının kurucu unsurlarından olan, bağımsız, serbestçe temsil eden, hukuksal ilişkilerin düzenlenmesinde, her türlü hukuksal sorun ve uyuşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesinde ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasında temel görev üstlenen avukat, hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkının da önemli bir unsurudur. Güçlü ve bağımsız savunma mesleği; hukukun üstünlüğünün, hukuksal uzlaşmanın, adil yargılanma duygusunun ve toplumsal barışın güvencesi olup bu değerler, mesleğinde yetkin bağımsız savunucularla teminat altına alınmıştır”.

26 Nisan 2012 Perşembe

Zor Olan Avukat Olmaktır...

Av. Arif Baltacı
Mesleğin en başında staj aşamasında bile aslında mesleğin ilerisine yönelik ciddi sorunları yaşanacağını fark etmişlerdir. Avukatlık gerçekten zor ama hukuk fakültesinden mezun olmuş ve bireysel çalışmak isteyenler için ideal bir meslektir. Ama dediğimiz gibi sorunlar staj aşamasında beri süregelmektedir.

Öncelikle Avukatlar için stajda çalışma yasağına konusuna dikkat çekilmelidir. Avukatlığın ilk altı ayında yapılan adliye stajı süresi boyunca avukatların herhangi bir gelir getirici işte çalışması yasaktır. Fakat bu süre zarfında Stajyer Avukatların nasıl geçineceğini baro hiçbir zaman düşünmemiştir.

Bu amaçla stajyer avukatlar için çıkarılan baro pullarından kazanılan gelirle yine stajyer avukatlara kredi verilerek mesleğini yapmaya başlamadan stajyer avukatlar borçlandırılmaktadır. Bu stajyer avukatlar için çok ciddi bir sorundur. Mesleğe stajyer olarak başlayan hâkim ve savcı adayları ciddi maaşlar alırken avukat stajyerlerinin para getirici bir işte çalışması bile yasaktır.

Zaten adliye stajları yetersiz ve stajyer avukatların kendini geliştirmesi için hiçbir imkân tanımaz. Sıradan kişilerin yapabileceği işler Stajyer Avukatlara yaptırılır. Stajyer Avukatlar mesleki olarak geliştirilmek istenmez aksine mahkeme kalemlerinin tebligat düzenlemesi evrak kaydı gibi basit işlemlerinin bitirilmesi stajyer avukatın mesleğini öğrenmesinden daha önemlidir.

Staj aşamasının altı ayı bittikten sonra ise daha büyük bir komedi başlar. Mesleğinde belli bir mesafe kat etmiş işveren avukatlar stajının ilk altı ayını tamamlamış stajyer avukatları ucuz iş gücü olarak görürler. Asgari ücretin altında rakamlarla stajyer avukatları çalıştırıp, duruşmalara gönderirler. Burada bir avukatın dikkat etmesi gereken konu ise stajyer avukatın kendini geliştirmesi değil avukat için gerekli işleri yapmasıdır.

Avukatlara ait internet sitelerinde veya hukuki kitap ve dergilerde sık sık okuduğumuz meşhur bir söz vardır.

“Görevimizi yaparken kimseye, ne müvekkile, ne hâkime, hele ne de iktidara tabiyiz. Bizim aşağımızda kişilerin varlığı iddiasında değiliz. Fakat Hiçbir hiyerarşik üst de tanımıyoruz. En kıdemsizin, en kıdemliden veya isim yapmış olandan farkı yoktur. Avukatlar tarih boyunca köle kullanmadılar fakat hiçbir zaman da efendileri olmadı.” Molierac

Uygulamaya bakıldığında Molierac’ın söylediği yapılmaması gereken her şey uygulamada yapılır.

Düşük fiyatlarla çalıştırılan Stajyer Avukatlara tabiri caize ayak işleri yaptırılırken ne adliyede ne de baro bünyesinde geliştirici hiçbir faaliyete tabi tutulmazlar. Stajyer Avukatın asli görevi avukatlıkta “Angarya” olarak görülen işleri yapmaktır. Mahkeme kalemlerinde ciddiye alınmazlar, icralarda ciddi sıkıntılar yaşar ve çoğunluğu daha mesleğe giriş aşamasında meslekten soğumaya başlar. Bir kısım ise stajı bile bitirmeden kendisine çalışacak farklı bir alan arayışına girer.

Aslında her şey daha düzenli ve mesleki gelişime yönelik yapılabilir. Bunun için en önemli yer Baro’dur. Eğer Baro üzerine düşenleri tam anlamıyla yapsa idi bugün Stajyer Avukatların yaşadığı sorunların çok aza indiğini hepimiz görecektir.

Peki Baro tarafından yapılması gerekenler nedir?
1- Barolarda ciddi siyasi oluşumlar vardır. Bu siyasi oluşumlardan uzak bir şekilde sadece avukatların haklarını savunma amacıyla bir araya gelinmelidir. Siyasi görüşler bir kenara bırakılarak MESLEĞİN ONURU ve GELECEĞİ düşünülmelidir. İstanbul Barosu’nda yapılan faaliyetlere bakıldığında çoğunun siyasi içerikli olduğu görülecektir. Dünyanın hiçbir yerinde göremeyeceğiniz bu mantalite sebebiyle 27.000 aktif avukat sayısına sahip olan İstanbul Barosu kanunlar yapılırken veya ülkedeki hukuk gündemi belirlenirken hiçbir etki gösteremez.

2- Stajyer Avukatlar için alınmaya başlayan baro pulları sadece stajyer avukatlar için fon olarak kullanılmalı ve kesinlikle geri ödenmesi talebi olmamalıdır. Stajyerliğini bitirerek mesleğe başlayan her avukatın bir ömür bu pulları satın alacağı düşünüldüğünde zaten geri dönüşümü fazlasıyla yapılmış olacaktır. Bu paralar Stajyer avukatlara aylık maaş şeklinde dağıtılmalıdır.

3- Stajyer Avukatlara hukuki araştırmalara teşvik edilmelidir. Bu araştırmalar sonucunda ciddi bir makale ortaya koyan stajyer avukatlar ödüllendirilmelidir. Baro bünyesinde stajyer avukatların yazılarından oluşturulmuş bir dergi çıkarılmalı ve stajyer avukatlar avukatlık mesleğinin en önemli noktası olan araştırmaya yönlendirilmelidir.

4- Stajyer avukatlar için adliyelerde bir duruşma salonu ve bir oda ayrılması sağlanmalıdır. Staj yapan her avukat belli bir konuda hâkim, savcı ve davacı avukatı ve davalı avukatı rolünde birden çok kez farazi davaları yürütmelidir.

5- Avukat yanında staj yapan avukatlar için alınan rapor benzeri bir raporda stajyer avukatlar tarafından yanında staj yaptığı avukat için verilmelidir. Bu şekilde stajyer avukatların sadece Angarya işleri yapması önlenebilir.

6- Avukatlık Ortaklıklarında ve belli sayıdan fazla avukat çalışan bürolarda belirli sayıda stajyer avukatın staj yapması zorunlu olmalıdır. Bu staj yapan avukatların maaşları baro tarafından her sene belirlenmelidir. Ücretsiz staj yaptırılmak istenen stajyer avukatların staj yapacağı büronun da baro tarafından belirlemesi stajyerleri sadece Angarya iş yapmaktan kurtaracak ve sadece icralarda takip elemanı olarak çalışılmasını engelleyecektir.

7- Baro tarafından belirlenen aidatlar her avukat için eşit olmamalı ve avukatların ödedikleri vergi üzerinden oranlama yapılarak alınmalıdır. Bu şekilde çok kazanan avukattan yüksek aidatlar alınarak oluşturulacak fon stajyer avukatların gelişmesi için yapılacak işlerde kullanılabilecektir.

GENÇBARO