kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Nisan 2013 Pazar

MEHMET EMİN ARTUK: GERÇEK BİR BİLİM İNSANI…



Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Ceza Hukuku dersini, benim için bambaşka bir yeri olan Prof. Dr. Mehmet Emin Artuk hocadan alma şansına nail oldum. Ceza hukuku alanında duayen olan Mehmet Emin Artuk hocanın ders anlatırken, ellerinin titremesini halen anımsarım. Disiplinli, otoriteli, kendine özgü tarzı olan, yaptığı işi seven, hümanist bir ceza hukukçusudur…
Dersi dinleyen öğrencileri sever, dinlemeyen öğrencileri ise kovmaktan beter eder. Ceza hukuku genel hükümler, ceza hukuku özel hükümler isimli ders kitapları vardır. Kitapları oldukça sade-yalın anlatımlıdır. Kitaplarını sade dilde yazmasının nedenini duayen hocam bir dersinde şu şekilde açıklar: ”Bir çok hukuk kitaplarının dili oldukça ağır, önemli olan burada hukuk öğrencisinin dersi anlaması ve kavramasıdır. Bazı yazarlar, kitaplarının ağdalı bir dille yazılmış olmasını marifet sanırlar bu doğru değildir.”demişti.
“Eleştirmekten çekinmeyin!” derdi her dersinde… Ceza kanununu açar, kanun maddesini okur ve kanun koyucunun hatasını dile getirirdi. “Kanun koyucu bu maddeyi koymuş diye o maddede hata olmaz diye bir şey yok “ cümlesiyle ufkumuzu geniş tutmamızı sağlardı.
Dersi öyle bir anlatırdı ki zamanın nasıl uçup gittiğini anlamazdık. Kürsüde anlatacağı konunun özetini içeren sayfalar olurdu. Zaman zaman ceza hukuku dersini nasıl çalışacağımıza yönelik yöntemleri bizlerle paylaşırdı. Konuyu az ve öz anlatırdı, kitabında yazan konular dışında bilgi aktarmaya özen gösterirdi.
Bir seferinde, bir hukuk dergisinde çıkan yazımı vermiştim kendisine. Zira, üstadın eleştirileri benim için çok önemliydi. Derginin danışma kurulunda hocamızın adı da yer alıyordu üstelik... Marmara Üniversitesine ziyaretine gittiğimde yazımı okuyup beğendiğini söyledi ve bu tür çalışmalarımın devam etmesini diledi. Baştan aşağı her yeri kitap dolu olan odasında rafların arasında tozlanmaya yüz tutmuş olan eski bir kitabı çıkartarak bana verdi. O an nobel ödülü alsam bu kadar heyecanlanmazdım her halde… Çünkü biliyordum ki, her bir kitap o’nun için çok değerliydi.
Son dersi hüzünlü geçmişti… Ders bitiminde kürsüden amfi kapısına uzanan kuyrukta öğrenciler ellerinde ceza hukuku özel hükümler ders kitaplarını imzalatmak için sıra beklemekteydiler. Bende bu sırada ki yerimi almıştım.

Suçu işleyen faile dahi farklı bir bakış açısı getiren gerçek bir bilim insanından ders almak büyük bir ayrıcalık oldu bizler için.

Her şey için teşekkürler hocam…

Sinem Saçkan

7 Ekim 2012 Pazar

Bir Hukukçu'nun Mutlaka Okuması Gereken Kitaplar

 sıraladığımız kitapların sadece hukukçulara özel olarak yazılmış olmadığını hesaba katarak bu kitapları başka meslek dallarından da okuyanlar olabilir düşüncesiyle eserleri sizlere aktarmaya başlayalım o halde 
OKUNMASI GEREKEN KİTAPLAR/ESERLER

1-Dostoyevski'nin kaleme almış olduğu ölümsüz eser "Suç ve Ceza"
Kitabın Konusu: "Fakir bir genç olan Raskolnikov, başarılı olmasına rağmen hukuk fakültesini maddi sebeplerden ötürü yarıda bırakmak zorunda kalmıştır.Paranın, parayla ne yapılacağını bilmeyen, insanlık ailesine parazit olan aşağılık insanların elinde iken, toplumun gelişmesine büyük katkılar sağlayabileceklerin para sıkıntısı çekmesinin yanlış bir düşünce olduğunu düşünmektedir. Bu yanlışlığı düzeltmek üzere yaşlı ve zengin olan bir tefeciyi,ve onun kız kardeşini görgü tanığı bırakmamak için öldürür. Kimsenin kendisini görmediğini ve geride çok büyük bir olasılıkla bir iz kalmadığını bildiği halde, bazı tesadüflerin sonucunda Raskolnikov müthiş bir tedirginlik içine düşer. İnsanlığını, masumiyetini yitirmiştir. Temiz kalpli Sonya'ya suçunu itiraf eden Raskolnikov, polise de teslim olur ve cezasını çekmek üzere Sibirya'ya gider."(Kaynak:Vikipedi)

2-"Nietzsche Ağladığında" adlı eser.Yazarı, Irvin D.Yalom
Kitabın Konusu:" Nietzsche'nin hayatını ve düşüncesini, psikanaliz ile harmanlayarak anlatan bir romandır. Romanın ortamı psikanalizin doğumu öncesinde olan 19.yüzyıl Viyanası’sıdır. Dönemin ünlü şahısları Josef BreuerSigmund FreudLou Salome kitabın yan karakterlerini oluşturur, roman bu gerçek kişilerin bilimsel, felsefi, sosyal görüşlerini Nietzsche ile kurgulanmış olay örgüsü içinde kimi zaman gerçek kimi zaman sadece kurgusal bir şekilde iletir. Büyük bir başarı yakalayan eser birçok dile çevrilmiştir. Eser Ayrıntı Yayınları tarafından basılmış ve Türkçe çevirisi Aysun Babacan tarafından yapılmıştır."(Kaynak:Vikipedi)

3-Ahmet Ümit'in yazmış olduğu "Kavim" kitabı...
Kitabın Konusu: "Kabzasında bir haç olan bıçakla öldürülmüş bir adam... Üstelik yanı başında bir Kutsal Kitap açık bırakılmış, satırlardan birinin altı adamın kanıyla çizilmiş ve kitabın kenarına bir azizin adı düşülmüş...
"Kavim"de olaylar böyle başlıyor işte. Komiser Nevzat, yardımcısı Ali ve Zeynep de olayı çözmek için hemen harekete geçiyorlar.
Ahmet Ümit’in beklenen yeni romanında gizemli olaylar çerçevesinde işlenen cinayetleri aydınlatmaya çalışıyor kahramanlarımız. Hıristiyanlık, Süryanîlik, Arap Alevîliği gibi dinî konuların da rol oynadığı, İstanbul’dan Mardin’e uzanan, devletin derinliklerinde kurulmuş yanlış düzene çarpıp geri tepen ilginç bir soruşturma bu. İşlenen cinayetler gizemli ve çarpıcı, ama kahramanlarımızın soruşturma sırasında karşılarına çıkan gerçekler daha da çarpıcı. Çok heyecanlı, gerilimli bir polisiyeyle karşı karşıyayız, orası kesin. Ama bu polisiye bize Türkiye’nin yakın geçmişi ve bugünüyle ilgili de çok şey söylüyor. Yani, Ahmet Ümit yine çok katmanlı ve çok sesli bir romana imza atıyor. "Kavim", hem polisiye severleri hem de tüm roman severleri mutlu edeceğe benziyor."

4-Platon'un "Devlet" adlı eseri...
Kitabın Konusu:"Platon'un idealindeki devlet anlayışını konu alır."

5-Falih Rıfkı Atay'ın yazdığı "Çankaya"adlı eser...
Kitabın Konusu:" Atatürk’ün doğumundan ölümüne kadar olan hayatı,harp zamanında düşmana ve Cumhuriyet zamanında yaptığı inkilaplarla gericilere karşı verdiği savaşı anlatmaktadır."

6- Faruk Erem'in yazmış olduğu "Bir Ceza Avukatı'nın Anıları"...
Kitabın Konusu:" Bir tuhaftır ceza avukatlığı. Ayıplamayacaksınız, kızmayacak-sınız, ağlamayacaksınız da. Bunlar olmaz mı? olur. Ama hep içinizde olmalı. Bakışlarınızda kaçak bulunmasın. Karşınızdaki suçlunun gözlerinin içine bakın, dostça. Orda derdini dökmek isteyen «însan»ı göreceksiniz. Bundan sonrası kolaylaşır. «İnsan, insanın zehrini alır» derler, halk dilinde. Ceza avukatlığının yarısı budur.

7-Tahsin Yücel’in “Gökdelen” adlı eseri…
Kitabın Konusu: “Yıl 2073. Türkiye'nin 115 ilinden biri olan İstanbul, yüzlerce katlı gökdelenlerle çevrili. Tarihsel yapıların çoğu yıkılmış. Karasularımız tam 15 yıldır bir Amerikan şirketinin elinde. Her şeyin özelleştirildiği ülkede İstanbul Üniversitesi de eski bir kaçakçıya satılmış. Sırada ise "adalet" var. Çünkü, İstanbul'u ikinci bir New York yapmak isteyen Karadenizli mimar Temel Diker'in, nam-ı diğer Nivyorklu Temel'in mevcut hukuk sistemiyle çözemediği bir sorunu var. Nivyorklu Temel, Cihangir'deki bir araziyi özellikle istiyor. Çünkü en büyük hayali olan Sarayburnu'na dikilecek Özgürlük Anıtı, en iyi bu araziden görünüyor. Ama arazinin sahibi satışa yanaşmıyor.
Nivyorklu Temel'in hukuk işleriyle ilgilenen, ülkenin en ünlü avukatlarından Can Tezcan, bu soruna çözüm bulmak için yargıyı özelleştirmeye karar veriyor
.

8-Shakespeare’nin “Venedik Taciri” adlı eseri…
Kitabın Konusu:” Bütün gemileri açık denizlerde dolaşan ve nakit sıkıntısında olan Antonio, Venedik’teki itibarını kullanarak, arkadaşı Bassanio’yu sevgilisi Portia’ya gönderebilmek için Yahudi tefeci Shylock’tan üç bin düka borç alır. Antonio’nun bir zamanlar hakaretleri yağdırdığı Shylock, bur fırsatı iyi değerlendirir ve imzaladıkları senette Antonio’nun borcu ödeyememesi halinde vücudundan bir parça etini kesmeyi şart koşar. Antonio’nun işleri kötü gider, gemileri batar ve işler düğümlenir.
Adalet sisteminin, hukuk felsefesinde kanunların yorumlanması mevzusunun mizahi mercekten incelendiği bir oyundur Venedik Taciri. Beklenmedik anlar, şaşırtan diyaloglarla trajikomik bir hikayesi olan bu Shakespeare komedisi, ünlü yazarın en sevilen eserlerindendir.”
9-Albert Camus’un “Yabancı” adlı eseri…
Kitabın Konusu:” Konusu çok basittir. Öyküdeki her şey çok kısa bir zaman aralığında olup biter. Cezayir’de, bir rastlantı sonucu, bir Arap’ı öldüren orta sınıftan bir Fransız, Mersault, kendisini adım adım ölüme götüren süreci kayıtsız biçimde izler. Diğer kişilerin adı anılsa da, roman kahramanının adını bile öğrenemeyiz (burada Kafka etkisinden söz edilebilir). Camus’un yabancısının yabancılaşmasını kendi ağzından şöyle aktarabiliriz; ‘yani bu işin benim dışımda görülüyor gibi bir hali vardı. Her şey, ben karıştırılmaksızın olup bitiyordu, kaderim bana sorulmadan tayin olunuyordu (...) İyi düşününce söylenecek bir şeyim olmadığını anlamaktaydım. Kendi kendimi seyrediyormuş gibi bir hisse kapıldım.’ Kitapta, Meursault'un topluma, kendine, ölümü bile kabul edebilecek kadar hayata , kısacası tüm varoluşa yabancılaşması yalın bir dille anlatılır.
10-“Kadılar” kitabı İskender Pala
Kitabın Konusu:” Kadılar Kitabı, bilimsel bir iddiadan öte, kültürel bir gaye taşır. Kadılarla ilgili birtakım anektodlar, epizotlar, uydurma da olsa tarihe yansımış öyküler ve fıkralar kenarda köşede kalmasın, derlenip iki kapak arasına girsin ve böylece okuyucu tarih boyunca hukuk serüvenimizle alâkalı fikirlerini kendisi oluştursun, eğer hukuk ile yakından ilgiliyse tavırlarını ona göre düzenlesin, eski meslektaşlarının hayatlarından kesitler görerek kendisini yeniden formatlayabilsin. Çünkü denilmiştir.

Bulunmazsa adalet milletin efrâdı beyninde 
Geçer bir gün zemine, arşa çıksa pâye-i devlet 

Vatandaşlar arasında adalet ve eşitlik kaybolunca, itibarı arşa çıkmış olsa da, devlet, bir gün yerin dibine geçer.”