avukatlık mesleği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
avukatlık mesleği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ocak 2022 Pazar

AVUKAT SELMAN KAYA İLE AVUKATLIK MESLEĞİ ÜZERİNE RÖPORTAJ

 


KENDİNİZDEN KISACA BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?

Ben Selman KAYA. 1994 yılı Şanlıurfa doğumluyum. Ocak - 2015 yılında Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesine başladım Haziran - 2018 yılında mezun oldum. Daha sonrasında ise Ocak - 2020 yılında avukatlık ruhsatımı aldım ve halen serbest avukatlık yapmaktayım. 

HUKUK FAKÜLTESİNİ OKUMAYA NASIL KARAR VERDİNİZ?

Çok hatırlamamakla birlikte 10-11 yaşlarında iken annemle bir konuşmamı aktarmak istiyorum. Bir gün annemin yanına giderek "anne, bana hep doktor ol diyorlar ama ben doktor olmak istemiyorum savcı olmak istiyorum" dedim. O günden sonra hukuk fakültesini okumayı hayal ettim ve sonunda hayallerimden birine kavuştum.

HUKUK FAKÜLTESİNİ OKUMAK İSTEYENLERE TAVSİYENİZ NELERDİR?

Hukuk fakültesinde okumak isteyenlere en büyük tavsiyem fakültede okurken bile bir hukuk bürosunda çalışmaları olacaktır. Çünkü çalışmak en büyük erdemdir. Okudukları konuların ve olayların pratiğini yaptıktan sonra hukuk sistemini daha iyi kavrayabileceklerdir.

TÜRKİYE’DE AVUKAT OLMANIN AVANTAJLARI VE DEZAVANTAJLARI SİZCE NELERDİR?

Ben açıkçası küçüklüğümden beri Savcı olmanın hayalini kuruyordum. Mezun olduktan sonra bu fikrim değişti. Çünkü avukatlığın o aksiyonu o heyecanını savcılık mesleğinde göremedim. Benim için avukatlık heyecandır. Her koşulda çözüm üretebilmektedir. İşte bence avukatlığın en büyük avantajı aksiyonudur. Çünkü kendini hukukun her alanında geliştirme şansın her zaman devam etmektedir. Avukatlık mesleğinin dezavantajı olarak ancak şunu söyleyebilirim ki gecemizin gündüzümüzün olmamasıdır.

İDEAL MÜVEKKİL-AVUKAT İLİŞKİSİ SİZCE NASIL OLMALIDIR?

Her insan farklıdır. Bu nedenle her insan için ideal ilişki kıstasları değişmektedir. Fakat ne olursa olsun samimi olmak gerekmektedir. Müvekkili yanıltmamak olanı olduğu gibi söylemek gerekmektedir.

AVUKATLIK MESLEĞİ İLE İLGİLİ EN TEMEL SORUN SİZCE NEDİR? BU SORUNUN GİDERİLMESİ İÇİN YAPILMASI GEREKENLER NELERDİR?

Mesleğimizin en büyük sorunu bana göre protokoldeki yerimizin belli olmamasıdır. Bu sorunun çözülmesi gerekmektedir. Bu nedenle avukatlık mesleği için yeni kanuni düzenlemeler yapılması gerektiğini düşünüyorum.

ARABULUCULUK SİSTEMİ HAKKINDAKİ OLUMLU/OLUMSUZ DÜŞÜNCELERİNİZ NELERDİR? MEVCUT SİSTEMİ DOĞRU BULUYOR MUSUNUZ?

Arabuluculuk sistemine kesinlikle olumlu bakıyorum. Fakat arabuluculuk sistemi maalesef süre uzatmak için kullanılmaktadır. Bu nedenle yeterince verimli kullanmamaktayız. Bu süre uzatma kültürünün değişmesi ile mahkemelerdeki iş yükü azaltacaktır. Bu kültürü de ancak biz avukatlar değiştirebiliriz.

AVUKAT OLARAK KENDİNİZE ÖRNEK ALDIĞINIZ BİRİLERİ VAR MI?

Yanında stajımı yaptığım, bana avukatlığı sevdiren, üstadım Avukat Ufuk Uzunoğlu’dur. Yukarıda söylemiştim benim çocukluk hayalim savcı olmaktı. Fakat Ufuk Beyin yanında çalışmaya başladıktan sonra avukat olarak devam etme kararı aldım.

Katılımınız ve katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.

 

14 Eylül 2013 Cumartesi

NİTELİKLİ HUKUKÇU - NİTELİKSİZ HUKUKÇU



Hukuk Fakültesinin kontenjanları artmış. Bu habere hukuk okumak isteyenler sevinsin, hukukçu olanlar üzülsün. Zira hukuk okumak isteyenler rahatlıkla istedikleri bölüme girebilecekler böylelikle…
Peki, bunun sonucunda ne olacak?
İşte bu sorunun yanıtıdır asıl vahim olanı…
İcra mahkemesinde duruşmadayım. Hâkim, Avukat, Kâtip, Mübaşir hepsini gözlemliyorum. Sağ köşede duran iki genç Avukat çekiyor dikkatimi… İkisi de genç… Birbirlerine bakıp gülüyorlar, karşılarında duran bir hâkim var üstelik… Hâkim pek aldırış etmiyor ve soruyor:
-          Davayı takip etmeye devam edecek misiniz?
Avukatlardan biri gülerek:
-          “Yok, takip etmeyeceğiz.” diyor.
Hâkim kâtibe kararı yazdırıyor sonra Avukat:
-          “Pardon biz takip etmeye devam edeceğiz.”diyor.
Hâkim gene bir şey demiyor.
-          “Tamam, düzelteceğiz Avukat Bey…” demekle yetiniyor.
Ardından başka biri giriyor duruşma salonuna Stajyer Avukatmış. İzlediğim Avukatlar arasında en iyi savunma yapanı belki de Stajyer Avukattı.
-          “ Eksikliklerin düzeltilmesini istiyoruz.” dedi sadece
Ve sonra salondan çıktı.
Bundan sonra giren Avukat tam ibretlikti.
Bu sefer ki Avukat sol köşede duruyordu.
-          “Müvekkilim bu olayda mağdurdur. Artık karşı tarafın kapısının çilingirle açılmasını istiyoruz.” dedi.
Hâkim:
-          “ Yani keşif yapılmasını istiyorsunuz değil mi Avukat Bey?”
Avukat:
-          “ Evet, hâkime Hanım. Keşif yapılsın.”

İşte o zaman anladım usul hukukunu bilmenin ne kadar önem taşıdığını. Kanunları iyi bilmeyen iyi savunma yapamaz. Çünkü bir hukukçunun gerekçesidir kanun, ispatıdır, delilidir.
 Mesela Avukatlık Kanunu… Kelimesi kelimesine bilinmesi gereken bir kanundur. Şu sıralar sıklıkla tavsiye edilen Avukatlık kanunun çok iyi bir şekilde bilinmesi gerektiği…
Adliye stajı yapanların iyi-kötü Avukatı görebileceği tek yer duruşma salonudur. Dava dosyasını okuyup duruşmayı buna göre dinlemek olaya hâkim olmanızı sağlayacaktır. Bu her zaman mümkün olmayabilir. Ama en azından özellikle ceza davalarında TCK’yı yanınızda bulundurmanız ilgili maddeye bakmanızı sağlayacaktır.
Hukuk Fakültesinin kontenjan artışına gelince durum vahim… Hâkim-Savcı açığı için yapılan kontenjan artışı ne derece doğrudur? Çoğu hukuk mezununun genellikle Avukatlık mesleğini icra etmek istediği göz önünde bulundurulursa mevcut Avukatlar bu durumda ne yapacaklar?
Yanıt basit: “İşsiz Avukat ordusu olacak”

Vakıf ve devlet üniversitesi ayrımı yapılmaksızın sadece kontenjan artışına yönelik bir kişisel eleştiridir.

Saygılarımla,

Sinem SAÇKAN





4 Nisan 2013 Perşembe

5 NİSAN AVUKATLAR GÜNÜ



Hukuki Yorum olarak tüm "Avukatların" 5 Nisan Avukatlar gününü kutlar, avukatlar üzerindeki her türlü baskının son bulmasını "ümit" ederiz.

Saygılarımızla...