hukuk fakültesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hukuk fakültesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Aralık 2013 Cuma
6 Kasım 2013 Çarşamba
İDEAL STAJ EĞİTİMİ NASIL OLMALI?
6. Stajyer Avukatlar Kurultayı’nda kabul edilen Sonuç Bildirgesi şöyle:
Staj Eğitimi ve Staj Sonrası İlk Yıllar:
1-Hukuk Fakültesi sayısının ve kontenjanlarının hukukçu ihtiyacının üzerinde artmış olması nedeniyle; sayının ihtiyacı karşılar bir seviyeye çekilmesi konusunda girişimlerin yapılması önemlidir.
2-İlk 6 ayki adliye stajının daha etkin ve öğretici olabilmesi için TBB tarafından Adalet Bakanlığı ve Adli Yargı Komisyonu (hâkimler/savcılar) nezdinde gerekli girişimler yapılmalıdır. Bu süreçte mahkeme kalemlerinde stajyer avukatlara staj eğitimi ile bağdaşmayan işlemler yaptırılmaması adına gerekli yönde düzenlemeler getirilmelidir. Stajyer avukatlar için adliyede kendilerine özgü bir cübbe belirlenmelidir.
3-Baroların ikinci 6 aydaki avukat yanı stajının yapılacağı avukatların belirlenmesinde 5 yıllık kıdem şartı ile yetinilmeyip, stajyer yetiştirmeye uygun ortamın olup olmadığı ayrıca araştırılmalı ve staj süresince denetlenmelidir. Stajyer kabul edecek avukatların, stajyerin yetiştirilmesi konusunda eğitim almaları düşünülmelidir.
4-Staj bitiminde alınan ruhsat ücreti asgari düzeye çekilmeli veya kaldırılmalı ve staj bitiminden itibaren en geç 15 gün içerisinde ruhsatlar avukatlara teslim edilmeli ve ruhsat bekleme süresi içerisinde stajyer avukatların yapabilecekleri işleri yapmaya devam etmesini sağlayacak girişimlerde bulunulmalıdır.
5-Staj dönemi boyunca stajyer avukata verilecek ücretleri TBB karşılamalı ve bu ücret en az asgari ücret düzeyinde olmalıdır. TBB tarafından verilen staj kredileri, kredi geri ödemesinin süresinin sonunda (bugün için 2 yıl) avukatlık mesleğine devam etmesi koşulu ile karşılıksız hale getirilmelidir.
6-Stajın avukat yanında yapılacak olan kısmında stajyer avukatların yaptığı işler barolar tarafından denetlenmelidir. Staj süresince düzenli periyotlarla stajyer avukat tarafından ihtiyari görüş niteliği taşıyan stajı hakkında rapor sunabilme imkânı tanınmalıdır.
7-Baroların tercihen kendi staj eğitimi merkezi olmalı ve eğitim içeriği teori değil pratiğe dayanmalıdır.. Bazı özellikli konuların (drama, yöneticilik, diksiyon, iletişim, mesleki yabancı dil, temel muhasebe ve kurgusal duruşmalar) her bir coğrafi bölgede oluşturulacak bölgesel staj eğitim birimlerinde ele alınması düşünülmelidir. Staj eğitim merkezi bulunmayan barolara, bölgesel staj eğitim birimlerinin diğer konularda da destek vermesi sağlanmalıdır.
8-Mesleğin ilk yıllarında ekonomik sorunlar yaşanacağı açık olmakla; ilk defa bürolarını açacak olan avukatlara kredi desteği TBB tarafından sağlanmalıdır.
9-1136 sayılı Avukatlık Kanunu gereğince staj süresinin uzatılmasına yönelik yönetim kurulu kararlarının kesin olduğu yönündeki ifadenin idarenin her türlü işlem ve eylemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu ilkesine aykırı olup kaldırılması gerekmektedir.
10-Mesleğe yeni başlayan avukatlara belli süreyle baro aidatı muafiyeti sağlanmalı ve barolara giriş ödeneği kaldırılmalıdır.
11-CMK ve Adli yardım yönetmeliği gereğince avukat görevlendirilen işlerde, mesleğe yeni başlayan avukatlara öncelik tanınmalıdır.
12-Staj dönemi boyunca sadece genel sağlık sigortası değil uzun vadeli sigorta kolları primleri de ödenmelidir.
13-TBB bünyesinde Stajyer avukatların temsiline yönelik bir organ oluşturulmalıdır.
Avukatlık Sınavı ve Yönetmelik Değişikliği ile Önerilen Staj Kabul Değerlendirilmesi ile Staj Yeterlilik Değerlendirmesinin İçeriği:
1-TBB tarafından hazırlanan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’na eklenmesi düşünülen avukatlık sınavı önerisinin savunma mesleğinin gelişimine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
2- Avukatlık Staj Yönetmeliği’nde değişiklik yapılmasına dair yönetmelikteki “Staja Kabul” ve “Staj Yeterlilik” değerlendirmelerinin, başka kuruluşlar tarafından değil TBB bünyesinde oluşturulacak bir değerlendirme birimi tarafından yapılmalıdır.
3-Staja kabul esnasında, puanın yanı sıra kontenjan sınırlaması da yapılmalıdır.
13 Mart 2013 Çarşamba
Hukuk Fakültesi Taban Puan Analizi
Hukuk, üniversite adayları tarafından en fazla
tercih edilen programlar arasında yer alıyor. Türkiye’deki Hukuk fakültelerinin
toplam kontenjanının tamamen dolması, bölümün yüksek taban puanlarına sahip
olması ve adaylar arasındaki yüksek rekabet, programın popülerliğinin bir
göstergesi olarak karşımıza çıkıyor.
Hukuk programlarını tercih etmek isteyen
adayların, doğru bir tercih listesi hazırlamaları ve kendi performanslarını
değerlendirmeleri amacıyla Parlakbirgelecek.com, 2008 ile 2012 yılları arasında kontenjan,
kontenjan doluluk oranı ve adaylar arasındaki rekabet gibi çeşitli özellikler
Hukuk programları için değerlendirdi.
Hukuk programlarının toplam kontenjanı, 2008 ile
2012 yılları arasında 5.744’ten 12.095’e yükseldi. Hukuk programlarındaki
ortalama yıllık bileşik büyüme oranı %20 oldu. Bu büyüme ise ülke ortalamasının
neredeyse iki katına denk geliyor. Hukuk
fakültelerinin kontenjanında yüksek bir artış olmasına rağmen ilk
yerleştirmelerin ardından kontenjanların tamamen dolduğu gözlemleniyor. 2008
yılında, 34 üniversitenin 59 Hukuk programı 150.000’den fazla tercih alırken, 2012
yılında ise 68 üniversitenin 162 Hukuk programı 306.000’den fazla tercih
edildi. Programın kontenjanı ile tercih edilme sayısı karşılaştırıldığında
adayların, her bir kontenjan için ortalama 20 adayla rekabet ettiği görülüyor.
Hukuk programlarının en düşük başarı sıraları, son
5 yıl içinde 210.000 ile 290.000, en yüksek başarı sıraları ise ilk 30 ile 150
arasında değişti. Programın 2012 yılında, taban puan aralığı 280.894 ile
529.626 arasında oldu.
Hukuk programlarının kontenjanları daha detaylı
incelendiğinde %54’lük bir bölümünün devlet üniversitelerinde bulunduğu
görülüyor. Kontenjanların çoğunluğu devlet üniversitelerinde bulunmasına rağmen
vakıf üniversitelerinin kontenjanı, 2008 yılında, 1.700 civarındayken 2012
yılında 5.500’ü aştı. Devlet üniversitelerinin toplam kontenjanı ise 4.000’e
yakınken 6.500’ü geçti. Bu da vakıf üniversitelerinin Hukuk programlarının,
devlet üniversitelerinin hukuk programlarından pay aldığını göstermekte. Artan
kontenjanın yanında dikkati çeken bir başka nokta ise 5 yıllık dönemin 3’ünde,
Hukuk programlarının en yüksek taban puanı vakıf üniversitelerinin tam burslu
programları tarafından oluştuğu. 2012 yılında vakıf üniversitelerinin en düşük
ve en yüksek taban puan aralığı 280.894 ile 528.784, devlet üniversitelerinin
ise 419.471 ile 529.676 arasında olduğu görülüyor.
Hukuk programlarında vakıf üniversitelerinin tam
burslu programları ile burssuz programları arasında ciddi farklar olduğu göze
çarparken tam burslu programların devlet üniversitelerinin programları ile
rekabet halinde olduğu görülüyor. 2012 yılında tam burslu programların taban
puan aralığı aralığı 408.905 ile 528.784, %75 burslu programların 405.368 ile
442.998, %50 burslu programların 381.529 ile 521.370 ve %25 burslu programların
337.382 ile 421.525 arasında değişti. Vakıf üniversitelerinin burssuz
programlarında ise en düşük ve en yüksek taban puanlar 280.894 ile 425.119
arasında değişti.
Hukuk programı taban puanları ile ilgili daha
detaylı bilgi almak ve tüm programların listesi için Parlakbirgelecek.com’da Hukuk Taban Puanları analizini okuyabilir; program ve kariyer seçeneklerini tanımak için Hukuk Kariyeri ve Hukuk Ana Dalı profillerini inceleyebilirsiniz.
17 Eylül 2012 Pazartesi
N.Ç HUKUK FAKÜLTESİNİ KAZANDI!
Mardin'de 13 yaşındayken 28 kişinin tecavüzüne uğrayan N.Ç hayalini gerçekleştirdi ve İstanbul'da bir üniversitenin hukuk fakültesini kazandı. N.Ç mezun olduktan sonra kendisi gibi mağdurların savunucusu bir avukat olacak.
2002 yılında Mardin’de henüz 13 yaşındayken aralarında kaymakamlık yazı işleri müdürü, bir yüzbaşı, muhtar ve korucuların da bulunduğu 28 kişinin cinsel istismar ve tecavüzüne maruz kalan N.Ç İstanbul’da bir üniversitede hukuk okuyacak.
N.Ç’nin davası görülürken Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin, yerel mahkemenin "N.Ç'nin sanıklarla rızasıyla birlikte olduğu" yönündeki kararını onaması kamuoyunda büyük tartışmalara neden olmuştu.
Dosya AİHM'e taşınmıştı. N.Ç. ise yeni bir kimlikle, yeni bir hayata başladı. Çevresindeki çok kısıtlı sayıda insan onun gerçekte kim olduğu biliyordu.
Bu kişilerden biri Avukat Eren Keskin, diğeri ise Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Komisyonu'nda çalışan Leman Yurtsever'di.
Sabah gazetesinin haberine göre şimdi 21 yaşında olan N.Ç. 2003'te yerleştirildiği Adana Kız Yetiştirme Yurdu'ndan kaçarak Eren Keskin ve Leman Yurtsever'in yanına gelmişti.
Keskin ve Yurtsever N.Ç.'nin bakımı ve davasını üstlenmişti. İstanbul'da, Keskin ve Yurtsever'in yanında yaşamını yeniden inşa eden genç kız, 9 yıl önce yaşadıklarıyla anılmak istemiyordu. Avukat Eren Keskin'i de örnek alarak, hukukçu olmayı hedefliyordu. N.Ç.'nin bu hayali gerçek oldu.
KADIN SAVUNUCUSU OLACAK
Şişli Belediyesi Başkan Yardımcısı ve Sosyal Hizmetler Uzmanı Kahraman Eroğlu, N.Ç.'nin bu yıl girdiği üniversite sınavında hukuk fakültesini kazandığını söyledi.
Eroğlu şunları söyledi: "N.Ç ile İstanbul İl Sosyal Hizmetler Müdürü olarak görev yaptığım yıllarda tanıştım. Olay sonrası onu koruma altına almıştık.
Şimdi isteyince bana ulaşıyor. Geçen gün bir arkadaşıyla konuştum. Arkadaşı bana N.Ç.'nin İstanbul'da bir devlet üniversitesinin hukuk fakültesini kazandığını söyledi. Üniversitenin adını söyleyemem.
Zaten istediği de hep bir hukukçu olmaktı. Belki de kendisi gibi mağdur insanların savunucusu olmak istiyordu. N.Ç. başarılı bir avukat olarak karşımıza çıkacak. Belki kimse onun N.Ç. olduğunu bilmeyecek ama o kadınların savunucusu olacak."
N.Ç.'NİN DAVASI ŞİMDİ AİHM'DE
Olayın ardından görülen davada Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesi faillere alt sınırdan ceza uygulamış, bu kararını "N.Ç.'nin tecavüzlere karşı koymadığı için rızası olduğu ve her şeyin farkında olduğu" savıyla açıklamıştı.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise yerel mahkemenin kararının onanması yönünde mütalaa sunmuştu.
Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin kararı onamasıyla dava kapanmış oldu ve kanunen en az 5 sene ceza alması gereken 28 fail, 1 yıl 8 ay ile 5 yıl arasında ceza aldı. Davayla ilgili dosya şu anda AİHM'de inceleniyor.
2002 yılında Mardin’de henüz 13 yaşındayken aralarında kaymakamlık yazı işleri müdürü, bir yüzbaşı, muhtar ve korucuların da bulunduğu 28 kişinin cinsel istismar ve tecavüzüne maruz kalan N.Ç İstanbul’da bir üniversitede hukuk okuyacak.
N.Ç’nin davası görülürken Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin, yerel mahkemenin "N.Ç'nin sanıklarla rızasıyla birlikte olduğu" yönündeki kararını onaması kamuoyunda büyük tartışmalara neden olmuştu.
Dosya AİHM'e taşınmıştı. N.Ç. ise yeni bir kimlikle, yeni bir hayata başladı. Çevresindeki çok kısıtlı sayıda insan onun gerçekte kim olduğu biliyordu.
Bu kişilerden biri Avukat Eren Keskin, diğeri ise Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Komisyonu'nda çalışan Leman Yurtsever'di.
Sabah gazetesinin haberine göre şimdi 21 yaşında olan N.Ç. 2003'te yerleştirildiği Adana Kız Yetiştirme Yurdu'ndan kaçarak Eren Keskin ve Leman Yurtsever'in yanına gelmişti.
Keskin ve Yurtsever N.Ç.'nin bakımı ve davasını üstlenmişti. İstanbul'da, Keskin ve Yurtsever'in yanında yaşamını yeniden inşa eden genç kız, 9 yıl önce yaşadıklarıyla anılmak istemiyordu. Avukat Eren Keskin'i de örnek alarak, hukukçu olmayı hedefliyordu. N.Ç.'nin bu hayali gerçek oldu.
KADIN SAVUNUCUSU OLACAK
Şişli Belediyesi Başkan Yardımcısı ve Sosyal Hizmetler Uzmanı Kahraman Eroğlu, N.Ç.'nin bu yıl girdiği üniversite sınavında hukuk fakültesini kazandığını söyledi.
Eroğlu şunları söyledi: "N.Ç ile İstanbul İl Sosyal Hizmetler Müdürü olarak görev yaptığım yıllarda tanıştım. Olay sonrası onu koruma altına almıştık.
Şimdi isteyince bana ulaşıyor. Geçen gün bir arkadaşıyla konuştum. Arkadaşı bana N.Ç.'nin İstanbul'da bir devlet üniversitesinin hukuk fakültesini kazandığını söyledi. Üniversitenin adını söyleyemem.
Zaten istediği de hep bir hukukçu olmaktı. Belki de kendisi gibi mağdur insanların savunucusu olmak istiyordu. N.Ç. başarılı bir avukat olarak karşımıza çıkacak. Belki kimse onun N.Ç. olduğunu bilmeyecek ama o kadınların savunucusu olacak."
N.Ç.'NİN DAVASI ŞİMDİ AİHM'DE
Olayın ardından görülen davada Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesi faillere alt sınırdan ceza uygulamış, bu kararını "N.Ç.'nin tecavüzlere karşı koymadığı için rızası olduğu ve her şeyin farkında olduğu" savıyla açıklamıştı.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise yerel mahkemenin kararının onanması yönünde mütalaa sunmuştu.
Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin kararı onamasıyla dava kapanmış oldu ve kanunen en az 5 sene ceza alması gereken 28 fail, 1 yıl 8 ay ile 5 yıl arasında ceza aldı. Davayla ilgili dosya şu anda AİHM'de inceleniyor.
30 Temmuz 2012 Pazartesi
Hukuk tercih edecek adayların dikkat etmesi gerekenler...
Konuk yazar- Prof. Ali Ulusoy
Üniversiteye girişte son yıllarda hukuk çok revaçta. Bunun sonucu, hukuk fakülteleri taban puanları çok yükseldi. Bu talep patlamasının nedeni, hukuk mezunlarının savcılık, hakimlik, avukatlık yanında kaymakamlık, müfettişlik ve kamuda uzmanlıklar gibi çok fazla meslek seçeneği olması. Buna karşın iktisat, işletme, kamu yönetimi ve uluslararası ilişkiler mezunlarının ise iş alanlarının çok sınırlı kalması. Bir fikir vermek gerekirse, bundan 5-6 yıl öncesine kadar Ankara SBF (Mülkiye) taban puanları Ankara Hukuk'tan yüksekti. Şimdi ise Ankara Hukuk ilk 4 bin'den öğrenci alıyorken, SBF, 25-30 binlerden öğrenci alıyor. Hem de Ankara Hukuk'un kontenjanı 2 kat artırılmasına rağmen. Yani Hukuk puanları Siyasal puanlarının 5-6 kat üstüne çıkmış durumda.
Bu yıl 25'i devlet, 37'si vakıf ve 5'i Kıbrıs olmak üzere toplam 67 hukuk fakültesi öğrenci alacak. ÖSYM'nin geçen yıl taban puanlarına göre, devlet hukuk fakülteleri arasında en yüksek puanla öğrenci alan üniversiteler sırasıyla Galatasaray, Ankara, Gazi, İstanbul ve Marmara. Ancak burada ÖSYM sistemiyle sadece 20 öğrenci alan Galatasaray ile 800 öğrenci alan Ankara Hukuk'u veya 300 öğrenci alan Gazi ile 700 öğrenci alan İstanbul Hukuk'u salt taban puanlarına göre sıralamak ne kadar adil, tartışılır. Devlette en düşük puanla öğrenci alan 5 fakülte ise Erzincan, Dicle, Atatürk, Kırıkkale (2. Ö) ve İnönü. Vakıflarda ise az sayıdaki burslu kontenjanlar bir yana bırakılırsa, en yüksek puanlı 5, Koç, Bilkent, Tobb-Etü, İstanbul Şehir ve İstanbul Ticaret. Burada da Koç'un 68, Bilkent'in ise 120 öğrenci aldığına dikkat çekmek gerekiyor. Yani reel sıralamada belki de Bilkent, Koç'un üzerinde yer alır. Bundan emin olmak için Bilkent'e 68. sırada girenin puanına bakmak lazım. En düşük puanlı 5 ise, Kıbrıstaki hukuk fakültelerinden sonra, Kemerburgaz, Okan, Medipol, YeniYüzyıl ve İstanbul Aydın.
Bu tabloda en dikkat çekici nokta, en düşük puanla öğrenci alan devlet hukuk fakültesi (Erzincan) ile en yüksek puanlı (paralı) vakıf hukuk fakültesinin (Koç) aynı puanla öğrenci alması. Her ikisi de ilk 22.400'den öğrenci almış. Üstelik Erzincan'ın kontenjanı 175 iken Koç'un 68. Yani reel olarak devletteki en düşük puanlı fakülte bile en yüksek puanlı paralı vakıf üniversitesine göre daha yüksek puanlı öğrenci alıyor.
Bir diğer ilginç tespit ise, vakıf hukuk fakültelerinde burslu ve paralı öğrenciler arasında taban puanlardaki anormal uçurum. Örneğin Bahçeşehir, bursluları ilk 393'ten paralıları 75.100'den alıyor. Puan farkı yaklaşık 200 kat. Yine İstanbul Bilgi, bursluları ilk 1.910'dan paralıları 94.900'dan; Fatih, bursluları ilk 74'den paralıları 54.000'den; Yeditepe, bursluları ilk 1.680'den paralıları 67.100'den alıyor. Bu tespitler hukuk eğitimindeki kalite yönünden endişe verici. Ancak bu konuda en acil yapılması gereken, hukuk mezunlarının asgari temel bilgilerini ölçen merkezi bir bitirme sınavı organize edilmesi.
NOT: Bu bilgileri ÖSYM 2012 Kitapçığından kendim tasnifledim. Doğru bilgiye ulaşma hakkı yönünden ise YÖK'ün ve ÖSYM'nin bu tür sistematize edilmiş verileri de kamuoyu ile paylaşması doğru tercih yönlendirmesi yönünden yararlı olacak. '
Akşam
14 Temmuz 2012 Cumartesi
Hukuk Fakültesini Okumak İsteyenler İçin Yazılmış Bir Yazı...
Hukuk Fakültesi...Bin bir zorlukla girilen ve bitirmesi de bir hayli zor olan fakültedir. Kısacası, girmesi bir dert bitirmesi bir dert bitirip meslek sahibi olunması ayrı bir dert olan fakülteden bahsediyoruz.
Fakülteye girmeden pek çoğumuz hayal ederiz. Savcı olacağım, Hakim olacağım, Avukat, Noter olacağım diye...Bir şekilde fakülteye yerleştirilirsiniz ( vakıf veya devlet hangisi olursa artık). Başlangıçta kavramları anlamakta güçlük çekersiniz ama şüphe yok ki zamanla bu duruma alışırsınız. Derse giren hocalar ilk önce neden bu fakülteyi tercih ettiniz? Ne olmak istiyorsunuz? şeklinde pek de şaşırılmayacak soru sorarlar. Kimi savcı, kimi hakim, kimi de bence en güzeli olan avukatlık mesleğini seçerek soruya açıklık getirirler. Bir kısmı da akademisyenlik düşünür.
Türkiye'de hakim açığımız var malum ama hakim olmanın önüne bir takım zorluklar getiriliyor. Sınavı başarıyla tamamlıyorsun bu sefer de mülakat engeline takılıyorsun. Tanımış olduğum bir çok avukat mülakat aşamalarında elendiklerini belirttiler. Avukat olmak istiyorsun. Stajını tamamladın. İki seçenek var önünde ya kendi büronu açacaksın -ki ilk başlangıçta cesaret ister, sermaye ister, deneyim ve çevre ister. Bunlar olmazsa büyük ihtimal açtığın büronu kapatmak zorunda kalacaksın. ya da bir avukatın yanında az bir ücretle çalışacaksın. Yanında çalıştığın avukatlar başka iş almanı istemeyecekler veya aldığın işten pay isteyecekler.
Türkiye'de hakim açığımız var malum ama hakim olmanın önüne bir takım zorluklar getiriliyor. Sınavı başarıyla tamamlıyorsun bu sefer de mülakat engeline takılıyorsun. Tanımış olduğum bir çok avukat mülakat aşamalarında elendiklerini belirttiler. Avukat olmak istiyorsun. Stajını tamamladın. İki seçenek var önünde ya kendi büronu açacaksın -ki ilk başlangıçta cesaret ister, sermaye ister, deneyim ve çevre ister. Bunlar olmazsa büyük ihtimal açtığın büronu kapatmak zorunda kalacaksın. ya da bir avukatın yanında az bir ücretle çalışacaksın. Yanında çalıştığın avukatlar başka iş almanı istemeyecekler veya aldığın işten pay isteyecekler.
Akademisyenlik ise saydığımız meslekler arasında en güzeli ama en çok emek gerektireni desek yanlış olmaz. Diploma notun çok yüksek olacak bir kere hukuk fakültesi bu, dersleri zordur geçmesi de...Vakıfta okuyorsan yaz okuluna kalmamak için en azından geçer bir notla geçeyim yükseklerde gözüm yok dersin. Ama sonrasında yüksek not almanın gerekliliğini anlarsın lakin artık iş işten geçmiştir...Onu da sineye çekersin önemli olan ALES bu sınavdan iyi puan alayım yerleşirim dersin tabi yabancı dil sınavları da var malumunuz tek başına ALES yetmiyor. ALES'ten iyi alırsın ama yabancı dilin yoksa geliştirmek için çaba harcarsın sınav şartını sağlayan yabancı dil puanını da alırsın. Sınav tarihleri belli olur mülakata girersin taaa fakültenin birinci sınıfından ummadığın bir soru gelir küt kalırsın, sınav çıkışı bakarsın sırada bekleyen bir sürü aday var.
Düşündüm de öğrenci olmak en iyisi ...Mezuniyete az bir zaman kala üzülmüyor değilim. Keşke hiç bitmese bu öğrencilik mezun olmasam bu stresleri yaşamasam diyorum. Halbuki fakülteye başlarken biran önce mezun olmayı isterdim o zamanlar...
Bu arada hukuk okumak isteyen arkadaşlara şunu söylemeden bu yazıyı bitirmeye hiç niyetim yok. Azim, kararlılık ve istek tüm zorlukların üstesinden gelir. Ne kadar zorlukları olsa da hukuk fakültesini tercih ettiğim için içimde en ufak bir pişmanlık belirtisi yok. Zira, okuduğunuz fakülte hukuk olunca bu size ayrı bir vizyon katıyor. Hayata bakış açınız tamamen değişime uğruyor. Hak arama mücadelesinde etkin bir rolü üsteniyorsunuz. Bunun değeri asla paha biçilemez. Yazımı Kanuni Sultan Süleyman'ın sözü ile bitirmek istiyorum;
kılıcın yapamadığını, adalet yapar...
kılıcın yapamadığını, adalet yapar...
Saygı ve dostlukla...
4 Temmuz 2012 Çarşamba
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ YENİ ANAYASA RAPORU
Ulaşmak için ilgili linke tıklayınız: http://istanbuluniversitesi.hukukfakultesi.gen.tr/anayasaRaporu.pdf
22 Şubat 2012 Çarşamba
Meslek Garantili Bölüm: Hukuk Fakültesi ve İşte Sonuç !
TÜM BAROLARDAKİ AVUKAT SAYILARI (31 Aralık 2011 itibariyle)
| BARO ADI | ERKEK | KADIN | TOPLAM |
| ADANA BAROSU | 1.076 | 602 | 1.678 |
| ADIYAMAN BAROSU | 160 | 36 | 196 |
| AFYONKARAHİSAR BAROSU | 233 | 78 | 311 |
| AĞRI BAROSU | 65 | 16 | 81 |
| AMASYA BAROSU | 113 | 33 | 146 |
| ANKARA BAROSU | 6.199 | 4.423 | 10.622 |
| ANTALYA BAROSU | 1.614 | 985 | 2.599 |
| ARTVİN BAROSU | 43 | 29 | 72 |
| AYDIN BAROSU | 526 | 306 | 832 |
| BALIKESİR BAROSU | 527 | 250 | 777 |
| BİLECİK BAROSU | 49 | 23 | 72 |
| BİNGÖL BAROSU | 58 | 18 | 76 |
| BİTLİS BAROSU | 37 | 10 | 47 |
| BOLU BAROSU | 87 | 45 | 132 |
| BURDUR BAROSU | 104 | 44 | 148 |
| BURSA BAROSU | 1.306 | 664 | 1.970 |
| ÇANAKKALE BAROSU | 202 | 98 | 300 |
| ÇANKIRI BAROSU | 41 | 24 | 65 |
| ÇORUM BAROSU | 199 | 75 | 274 |
| DENİZLİ BAROSU | 548 | 234 | 782 |
| DİYARBAKIR BAROSU | 534 | 184 | 718 |
| EDİRNE BAROSU | 191 | 73 | 264 |
| ELAZIĞ BAROSU | 244 | 54 | 298 |
| ERZİNCAN BAROSU | 58 | 33 | 91 |
| ERZURUM BAROSU | 217 | 64 | 281 |
| ESKİŞEHİR BAROSU | 408 | 250 | 658 |
| GAZİANTEP BAROSU | 730 | 218 | 948 |
| GİRESUN BAROSU | 141 | 67 | 208 |
| GÜMÜŞHANE BAROSU | 32 | 9 | 41 |
| HAKKARİ BAROSU | 57 | 4 | 61 |
| HATAY BAROSU | 565 | 202 | 767 |
| ISPARTA BAROSU | 177 | 74 | 251 |
| MERSİN BAROSU | 892 | 431 | 1.323 |
| İSTANBUL BAROSU | 16.309 | 11.958 | 28.267 |
| İZMİR BAROSU | 3.461 | 2.619 | 6.080 |
| KARS BAROSU | 83 | 29 | 112 |
| KASTAMONU BAROSU | 108 | 46 | 154 |
| KAYSERİ BAROSU | 651 | 274 | 925 |
| KIRKLARELİ BAROSU | 119 | 63 | 182 |
| KIRŞEHİR BAROSU | 87 | 22 | 109 |
| KOCAELİ BAROSU | 572 | 352 | 924 |
| KONYA BAROSU | 1.103 | 469 | 1.572 |
| KÜTAHYA BAROSU | 182 | 81 | 263 |
| MALATYA BAROSU | 309 | 90 | 399 |
| MANİSA BAROSU | 498 | 188 | 686 |
| K.MARAŞ BAROSU | 310 | 77 | 387 |
| MARDİN BAROSU | 142 | 41 | 183 |
| MUĞLA BAROSU | 526 | 411 | 937 |
| MUŞ BAROSU | 43 | 13 | 56 |
| NEVŞEHİR BAROSU | 126 | 38 | 164 |
| NİĞDE BAROSU | 82 | 32 | 114 |
| ORDU BAROSU | 179 | 72 | 251 |
| RİZE BAROSU | 65 | 22 | 87 |
| SAKARYA BAROSU | 265 | 121 | 386 |
| SAMSUN BAROSU | 526 | 194 | 720 |
| SİİRT BAROSU | 36 | 5 | 41 |
| SİNOP BAROSU | 49 | 25 | 74 |
| SİVAS BAROSU | 218 | 100 | 318 |
| TEKİRDAĞ BAROSU | 331 | 162 | 493 |
| TOKAT BAROSU | 190 | 85 | 275 |
| TRABZON BAROSU | 227 | 138 | 365 |
| TUNCELİ BAROSU | 25 | 12 | 37 |
| ŞANLIURFA BAROSU | 379 | 65 | 444 |
| UŞAK BAROSU | 170 | 56 | 226 |
| VAN BAROSU | 203 | 40 | 243 |
| YOZGAT BAROSU | 117 | 29 | 146 |
| ZONGULDAK BAROSU | 259 | 147 | 406 |
| AKSARAY BAROSU | 136 | 45 | 181 |
| KARAMAN BAROSU | 74 | 36 | 110 |
| KIRIKKALE BAROSU | 105 | 37 | 142 |
| BATMAN BAROSU | 157 | 34 | 191 |
| ŞIRNAK BAROSU | 74 | 10 | 84 |
| BARTIN BAROSU | 42 | 24 | 66 |
| IĞDIR BAROSU | 44 | 16 | 60 |
| YALOVA BAROSU | 80 | 42 | 122 |
| KARABÜK BAROSU | 66 | 43 | 109 |
| OSMANİYE BAROSU | 129 | 54 | 183 |
| DÜZCE BAROSU | 87 | 42 | 129 |
| TOPLAM | 46.377 | 28.115 | 74.492 |
Bknz: http://www.hukukihaber.net/mesleki-hukuk/avukat-sayisi-74-bini-asti-h21261.html
7 Ağustos 2011 Pazar
Üniversite Adaylarına Üç Tavsiye
Meslek seçimi, üniversite tercihi yapmak üniversite sınavlarından daha zor daha stresli bir durumdur. Yapacağınız meslek seçimi hayatınızın en önemli dönüm noktasını oluşturacak ve hayatınız bu seçime göre şekillenecektir. Bu nedenle yapacağınız tercih, istekleriniz doğrultusunda olmalıdır.Bu aşamalardan geçmiş biri olarak diyebilirim ki istediğim bölümde okumanın vermiş olduğu mutluluk içerisindeyim. En önemlisi asla pişman değilim.Tercih yapacak olan adaylarında yerleştirildikten sonraki durumu bu şekilde olmalıdır.Asla okumuş olabilmek için tercihte bulunmayın.Hayatınızın en büyük hatasını yaptığınızı o an anlayamazsınız belki ama ileride büyük bir pişmanlık içinde bulursunuz kendinizi…İstediğiniz bölümü okumanız sadece sizi mutlu etmekle kalmayacak, dolaylı olarak bizleri de etkileyecektir.Öğretmenlik mesleğini isteksiz icra eden biri ile bu mesleği isteyerek seçmiş ve bu mesleği büyük bir istekle icra eden birini düşünelim.Maksimum faydayı hangisi sağlayacaktır?Hangisi canla başla çalışıp bunun neticesinde mutlu olacaktır?
Vermek istediğim ilk mesaj şudur: 1-Meslek seçimini kendi istekleriniz doğrultusunda yapın. Çevrenizin baskısıyla tercihte bulunmayın. Zira yapacağınız seçimden etkilenecek olan sizsiniz bir başkası değil.
Bölüm seçiminden sonra dikkat edeceğiniz hususüniversite seçimi olmalıdır. Burada üniversiteyi etiket olarak düşünmek gerekir. Mesela; A markası meşhur bir marka olsun B markası da tanınmamış sıradan bir marka olsun. Hangisini tercih edersiniz? Ne önemi var bunun diyenler olabilir. Şöyle ki, işveren olan sen Boğaziçi mezunu olan birini mi tercih edersin yoksa kalitesiz eğitim veren üniversite mezunu olan birini mi tercih edersin?
İletmek istediğim ikinci mesajım şudur: 2-Üniversite seçimi en az meslek seçimi kadar önemlidir. Zira çoğu işverenler bu kritere büyük önem vermektedirler. Mesela, iş ilanlarında “ODTÜ’lü mezunlar aranıyor.”, “Boğaziçi mezunu olan… aranıyor.”şeklinde kriterlere rastlayacaksınız ileride…
Öğretim kadrosu alacağınız eğitimin öğreticileri olacağından, üniversite seçiminden sonra o üniversitenin öğretim kadrosu da araştırılmalıdır. Bu hususta en az üniversite seçimi kadar önemlidir.Öğretim kadrosunda bilindiği gibi hiyerarşik bir durum vardır; Prof. Dr…,Doç. Dr…,Yrd.Doç. Dr…,Dr…,Arş.Gör… gibi.
Üniversite kaç Profesörden oluşuyor? Akademik alanda elde etmiş olduğu başarılar nelerdir? Akademik profili nedir?
İletmek istediğim üçüncü mesajım şudur; 3-Öğretim kadrosu yetersizse bu sizinde yetersiz eğitileceğiniz anlamını taşır. Bu durum da sorulacak soru, “Ustadan öğrenmek mi çıraktan öğrenmek mi?” olacaktır.
Tut ki puanın istediğin bölümü seçmeye elverişli değil. Hukuk okumak istiyorsun yeterli puanın yok. Tıp okumak istiyorsun puan hak getire… Ama illa ki bu yıl yerleşmek istiyorsun. Bunun iki yolu var; ya imkânın varsa istediğin bölümü vakıfta okuyacaksın ya da diyelim ki hukuk eğitimi almak istiyordun ama puanın yetmedi. O zaman yapacağın şey hukuk ilmine yakın bir alanı seçmek olmalıdır. Hukuka yakın ne olabilir?
Siyaset Bilimi, Kamu yönetimi gibi alanlar.
Tıp istiyordun olmadı. Ne olabilir yakını mesela eczacılık gibi…
Şunu da not düşmek gerekir; okumak durumunda kaldığız bir bölüm neticesinde puanlarınızı yüksek tuttuğunuz takdirde dikey geçiş yaparak istedğiniz alana geçme imkânına sahipsiniz.
Önemli olan imkanlar dahilinde fırsatları değerlendirmesini bilmek ve asla umutsuzluğa düşmemektir.
Her ne kadar sancılı ve bir o kadar stresli durumda olsanız bile bu süreci yaşamış biri olarak diyebilirim ki, bu sürecin geçici olduğunu bilin ve kendinizi sakın ola ki kendinizi yıpratmayın. Bu sürecin sadece merdivenin bir basamağı olduğunu unutmayın.
İnsan hayatında atılması gerekli adımlar vardır. Eğitimde bu adımlardan birini oluşturmaktadır. Eğitim uzun süren bir yolculuktur.
- İlköğretimde, okumayı-yazmayı öğrenirsin.
- Ortaöğretimde, öğrendiklerini pekiştirirsin, yeni yeni bilgiler edinirsin, düşünmeyi öğrenirsin.
- Lisede, artık bir şeylerin farkına varırsın, eleştirirsin, düşünürsün, araştırırsın, kendi yolunu çizmeye başlarsın.
- Üniversiteye başladığında, kendi doğruların oluşmaya başlar, her şeye inanmazsın, eleştirir, fikir sunarsın, yüzeysel değil derinlemesine öğrenirsin, hayata bakış açın tamamen değişir.
- Yüksek lisans yaparsın, seçtiğin alanın ABC’ sini öğrenir, kabaca kitabını yazarsın.
- Doktora yaparsın, alanında uzman olur, unvan elde edersin.
Üniversite adayı, demem o ki yolu yarıladın ama pes etmen için daha çok erken…
Hepinize bol şans diler, istediğiniz bölümü kazanmanızı dilerim…
Vermek istediğim ilk mesaj şudur: 1-Meslek seçimini kendi istekleriniz doğrultusunda yapın. Çevrenizin baskısıyla tercihte bulunmayın. Zira yapacağınız seçimden etkilenecek olan sizsiniz bir başkası değil.
Bölüm seçiminden sonra dikkat edeceğiniz husus
İletmek istediğim ikinci mesajım şudur: 2-Üniversite seçimi en az meslek seçimi kadar önemlidir. Zira çoğu işverenler bu kritere büyük önem vermektedirler. Mesela, iş ilanlarında “ODTÜ’lü mezunlar aranıyor.”, “Boğaziçi mezunu olan… aranıyor.”şeklinde kriterlere rastlayacaksınız ileride…
Öğretim kadrosu alacağınız eğitimin öğreticileri olacağından, üniversite seçiminden sonra o üniversitenin öğretim kadrosu da araştırılmalıdır. Bu hususta en az üniversite seçimi kadar önemlidir.Öğretim kadrosunda bilindiği gibi hiyerarşik bir durum vardır; Prof. Dr…,Doç. Dr…,Yrd.Doç. Dr…,Dr…,Arş.Gör… gibi.
Üniversite kaç Profesörden oluşuyor? Akademik alanda elde etmiş olduğu başarılar nelerdir? Akademik profili nedir?
İletmek istediğim üçüncü mesajım şudur; 3-Öğretim kadrosu yetersizse bu sizinde yetersiz eğitileceğiniz anlamını taşır. Bu durum da sorulacak soru, “Ustadan öğrenmek mi çıraktan öğrenmek mi?” olacaktır.
Tut ki puanın istediğin bölümü seçmeye elverişli değil. Hukuk okumak istiyorsun yeterli puanın yok. Tıp okumak istiyorsun puan hak getire… Ama illa ki bu yıl yerleşmek istiyorsun. Bunun iki yolu var; ya imkânın varsa istediğin bölümü vakıfta okuyacaksın ya da diyelim ki hukuk eğitimi almak istiyordun ama puanın yetmedi. O zaman yapacağın şey hukuk ilmine yakın bir alanı seçmek olmalıdır. Hukuka yakın ne olabilir?
Siyaset Bilimi, Kamu yönetimi gibi alanlar.
Tıp istiyordun olmadı. Ne olabilir yakını mesela eczacılık gibi…
Şunu da not düşmek gerekir; okumak durumunda kaldığız bir bölüm neticesinde puanlarınızı yüksek tuttuğunuz takdirde dikey geçiş yaparak istedğiniz alana geçme imkânına sahipsiniz.
Önemli olan imkanlar dahilinde fırsatları değerlendirmesini bilmek ve asla umutsuzluğa düşmemektir.
Her ne kadar sancılı ve bir o kadar stresli durumda olsanız bile bu süreci yaşamış biri olarak diyebilirim ki, bu sürecin geçici olduğunu bilin ve kendinizi sakın ola ki kendinizi yıpratmayın. Bu sürecin sadece merdivenin bir basamağı olduğunu unutmayın.
İnsan hayatında atılması gerekli adımlar vardır. Eğitimde bu adımlardan birini oluşturmaktadır. Eğitim uzun süren bir yolculuktur.
- İlköğretimde, okumayı-yazmayı öğrenirsin.
- Ortaöğretimde, öğrendiklerini pekiştirirsin, yeni yeni bilgiler edinirsin, düşünmeyi öğrenirsin.
- Lisede, artık bir şeylerin farkına varırsın, eleştirirsin, düşünürsün, araştırırsın, kendi yolunu çizmeye başlarsın.
- Üniversiteye başladığında, kendi doğruların oluşmaya başlar, her şeye inanmazsın, eleştirir, fikir sunarsın, yüzeysel değil derinlemesine öğrenirsin, hayata bakış açın tamamen değişir.
- Yüksek lisans yaparsın, seçtiğin alanın ABC’ sini öğrenir, kabaca kitabını yazarsın.
- Doktora yaparsın, alanında uzman olur, unvan elde edersin.
Üniversite adayı, demem o ki yolu yarıladın ama pes etmen için daha çok erken…
Hepinize bol şans diler, istediğiniz bölümü kazanmanızı dilerim…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
